|
|
 |
 |
Okunma |
|
2154 |
250 m uzunluğundaki Lascaux Mağarası bir galeriler dizisi, bir kuyusu ve bir ücra bölümü olan bir koridor mağaradır.
Kuzeydeki giriş (bugünkü girişle aynı doğrultudaydı) duvarları dik
olmayan kubbeli büyük bir boşluğa uzanır; buradaki siyah kabartmalı ve
kırmızı ve siyah renkli figürler bütün Paleolitik sanatın en büyük
frizi sayılır; gerçekten de Altamira�daki en büyük bizonların uzunluğu
en çok 2 m, Niaux�dakilerinki 1 m�nin altında iken, Lascaux
Mağarasındaki sığırların uzunluğu 5 m�den fazladır. Tarihöncesi
insanlar, bu «bezeme» gerçekleştirmek için muhtemelen iskele
kurmuşlardır. Bu Boğalar Salonu�nun devamı ücra bölüm, yaklaşık 20m
uzunluğunda ve 3,5-4m yüksekliğinde bir galeridir; galerinin duvarları
üç ikonografik kompozisyonla bezenmiştir; orta boşluktakinden çok daha
az anıtsal olan figürler çeşitli sığırları (inekler ve yaban öküzleri),
atları ve dağ keçilerini tasvir eder. Kubbeli orta boşluğa dönerken,
sağda ve güney doğrultusunda, Boğalar Salonu�nu apsitten ayıran bir tür
ikincil ücra bölüm olan «geçit»e girilir; burası, duvarlarında çeşidi
hayvan figürlerinden ve de bazıları boyalı işaretlerden oluşan 385
grafik öğenin yer aldığı 2-4 m genişliğinde bir koridordur. 5 m çapında
dairesel bir yapı olan apsidin duvarları ve tavanı, kat kat şeritler
halinde yerleştirilmiş resim ve gravürlerle bezenmiştir; aşağıdan
yukarıya, her görüş alanına tek bir hayvan türünün sığabileceği
boyutlarda, boğalar, erkek ve dişi geyikler, tavana daha yakın yerlerde
ise atlar görülür. Apsitte iki özel figür de vardır: o çağın mağara
resimlerinde ender rastlanan bir figür olan bir ren geyiği ile bir misk
sığırı. Apsidi batıya doğru devam ettiren ve 5 m�lik bir derinlikte
açığa çıkarılan kuyu, önemli arkeolojik malzemeler sağlamıştır:
bezemeli mızrak uçları, kandiller, boya artıkları, delinmiş deniz
kabukları vb. Buradaki boyalı bezemede, türünün tek ömeği olan bir
gergedan ve gene tek örnek olarak mızrak saplanarak karı deşilmiş
bağırsakları açıkta bir bizon tarafından yere devrilmiş bir insan
görülmektedir. Bu esrarlı kompozisyonun ne anlama geldiği
bilinmemektedir; kuyu mağaranın kutsal bölümü, tapınağın merkezi midir?
Sahın denen sonraki alan, resim ve gravür bakımından zengin, yüksek ve
geniş bir galeridir; burada, kuzeyden güneye doğru çok başarılı beş
büyük kompozisyon göze çarpar: dağ keçilerinden, el izlerinden, siyah
inekten, yüzen geyiklerden ve melez bizonlardan oluşan panolar.
En
güneydeki Yırtıcı Hayvanlar bölümü derin Niaux galerisini çağrıştıran
alçak ve dar bir galeridir; en geniş yeri 1 m kadar olan bu bölümde
adından da anlaşılacağı gibi yırtıcı hayvanları tasvir eden gravürler
bulunur. Burada, barınma alanını işaretlemek için işeyen erkek bir
yırtıcı hayvan ve yaralı bir yırtıcı hayvan gibi şaşırtıcı altı figürü
ayrıntısıyla işleyen gerçek bir sahne görülür. Burada ayrıca hepsi çok
güzel yapılmış dağ keçileri, bizonlar, atlar, erkek ve dişi geyik
tasvirleri de bulunur.
Lascaux insanı,
tartışmasız, güçlü bir sanat duygusuna sahiptir; eserin yapılmasında
göze çarpan yetenekleri, figürlerin sahneye konuşunda da kendini
gösterir. Lascaux hayvanları, kompozisyonlarıyla klasiktirler; yokluğu
şaşırtıcı olan mamut dışında, genelde mağara resimlerinde mevcut bütün
hayvanlar burada da vardır. Hayvan resimleri içinde, sıklık oranı
türlere göre değişir; atların ve boynuzlugillerin (bizonlar ve yaban
sığırları) sayısı geyik, dağ keçisi, ren geyiği, ayı, yırtıcı hayvanlar
ve gergedandan çok fazladır. Türler arasındaki bu hiyerarşi figüratif
sahnelerin yerleştirilişinde de göze çarpar; burada da, bilinmeyen
nedenlerle bizon-at çifti ana panolarda belirirken, yırtıcı hayvanlar
ve gergedan dipteki galerilere yerleştirilmiştir
Lascaux�da
-birçok başka mağaranın tersine- yarı insan yarı hayvan «canavar»
figürü yoktur; tipik olmayan tek tasvirin, iki düz boynuzuyla esrarlı
bir figür olan orta bölümdeki «at vücutlu, geyik başlı yaratık» olduğu
söylenebilir. Lascaux sanatının özgünlüğü, ikonografik
çeşitlilikten çok figgürleri canlandırma biçiminde yatar; sanatçı
hareketi gerçekçi, ama parçalı ve seçmeci bir biçimde ifade eder.
Örneğin, ön ayakların hareketi, tek başına bir atın tırıs gittiğini
anlatır. Aynı şekide, Lascaux, hayvan figürlerine eşlik eden
işaretlerin çokluğu ve çeşitliliği ile de diğerlerinden ayrılır. A.
Leroi-Gourhan bunların sayısını 410 olarak saptamıştır; oysa diğer
mağaralarda işaret sayısı 20-30�u geçmez. Bütün bu dik çizgilerin,
birbirinden ayrı, dal biçiminde, kutu içine alınmış, içi dolu, gürz
biçiminde dört- gen vb işaretlerin anlamı, aralarındaki ilişkiler,
tasvir edilen hayvan türlerinin göreli oranları ve mağara içindeki
dağılımları kadar büyük yorum güçlükleri yaratmaktadır.
Gene
de Pireneler�deki Trois-Freres ve Niaux ile Asturias�taki Pindal�de de
mevcut olan topuz biçimlilerin, Lascaux ile güneydeki Magdalenyen
sitler arasında kültürel ilişkilere tanıklık ettiğini unutmamak
gerekir.Axis 2000
İşaretler ve Anlamları
Lascaux Mağarası�nın duvarları işaretler bakımından, diğer Paleolitik
mağaralardan çok daha zengindir. Bu işaretler çok çeşitlidir; bunlardan
bazıları sıradandır; kırmızı, sarı ve siyah renkli dal biçimliler ve ya
«damalılar» ise mağara sanatının eşsiz örnekleridir. Bütün işaretler,
tarihöncesi uzmanlarının nüfuz etmeye çalıştıkları bir simgesel anlam
taşır. A. Leroi-Gourhan�a göre, başka yerlerde olduğu gibi Lascaux�da
da Paleolitik sanatın işaretlerinin çoğu iki büyük diziye ayrılır: bir
erkek dizi ve bir dişi dizi. Bunların, başlangıçta gerçekçi bir biçimde
tasvir edilen, ama yavaş yavaş simge-işaretlere dönüşen cinsel organ
figürasyonları olmaları mümkündür. Genellikle çift olan ve hayvan
çiftleriyle birlikte yer alan bütün bu işaretler, mağara resmi
sanatının sadece bir hayvan resmi sanatı olmadığını gösterir;
tarihöncesi insanın düalist dünya görüşünü kaydettiği kodlar ve
mesajlarla dolu olan bu sanat, son derece karmaşık bir düşüncenin
ürünüdür. Leroi-Gourhan�ın kuramı, doğru ve akla yatkın olmakla
birlikte, bize Paleolitik düşüncenin tek boyutlu ve global bir
açıklamasını verir. Aslında, bu yazarın da kabul ettiği gibi, bazı
işaretler toplumsal kaygıları ele verirken (avcıların işaretleri veya
toplumsal grupların simgeleri olmaları gereken, birbirinden ayrı
işaretlerin durumu budur), bazıları (yelpazeler ve kurdeleler»)
esrarını hâlâ korumaktadır. Axis 2000
Lascaux Mağarası
http://www.culture.gouv.fr/culture/arcnat/lascaux/en/
|