|
|
 |
 |
Okunma |
|
7528 |
MÜZECİLİK NEDİR ?
Müzecilik
ilk olarak müzelerin batıda , soyluların kişisel zevk için çeşitli sanat
eserlerini ya da kumandanların ganimetlerini bir araya toplamaları
sonucunda
ortaya çıkmıştır.
Müzeciliğin ilk ortaya çıktığı tarihlerde biriktirme toplama dışında
hiçbir amaca hizmet
etmediği görülmektedir. İnsanların kendi evlerinde, tapınaklarda ,
kiliselerde toplanan eserlerin
zamanla halka sunulmaya bşlanması
ile müzeciliğin
amaçlarında çok boyutluluğun ilk adımları atılmıştır.
"
Doğa bilimlerinden güzel sanatlara kadar çok geniş bir alana yayılan
koleksiyonculuk çabaları, bugün artık tasnif etme , kataloglama ,
yerleştirme, tanıtma ve eğitici işlevlere açık tutma gibi, yalnız
müzeciliği ilgilendiren uzmanlık düzeyindeki
bilgilere dönüşmüştür. Bu bilgiler, genellikle geçen yüzyılda hızlanan
endüstri devriminin
ortaya çıkardığı yeni uzmanlık alanlarıyla da yakından ilgilidir.
Böylece müzecilik
birtakım eşsiz parçaları toplamaktan ibaret olan geleneksel dar
ölçülerin
dışına taşmış , yeni ve çağdaş bir müzecilik kavramı, bu yüzyılın
başlarından itibaren
ortaya çıkmıştır"( Özsezgin,1985 ).
Geleneksel
müzecilik daha çok arama, toplama, koruma, bakımını yapma ve
sergileme anlayışıyla
sınırlıydı. Buna karşılık çağdaş müzecilik iletişim kurma ve
eğitme işlevlerini
vurgulamaktadır. Böylece edilgin bir müzecilik anlayışından etkin ,
dinamik, etkileşimci
ve katılımcı bir müzecilik anlayışına geçilmiştir.Temel amacı
müzenin koleksiyonları ile kitlelerin gereksinmeleri ve ilgileri
arasında ilişki kurmaktır.
Vurgu nesnelerin üzerinden
insanların üzerine kaymıştır. İnsanlara yaşantı olanağı
sunmak önem kazanmıştır (Onur, 2000).
Çağdaş Müzecilik anlayışının temelinde ise , her tür müzenin kendi
konusu
içinde , olabildiğince çok eseri toplayıp, korunmasını
sağlamak
ve bunları halkın
yararına sunmak amacı vardır. Böylece günümüzde müzeler, tarih, sanat,
ve kültür yuvaları
olma çabası içinde bunun gerektirdiği görevleri en iyi biçimde yerine
getirme
amacını gütmektedirler.
" 20.
yy ortalarında müzecilikte asıl amaç kültür ve bilimin toplumun tüm
kesimine aktarılması olarak gelişmiş, bu nedenle eğitim, toplama,
koruma, inceleme ,
değerlendirme ve sergilemenin önünde yönlendirici etkinlik olarak
biçimlenmiştir. Günümüzde
müzeler birer yaygın eğitim kurumu olarak halkı eğitmeyi, kültür ve
bilimi topluma
aktarmayı hedefleyerek iletişim ve halkla ilişkileri başlıca yöntemler
olarak kullanmaya yönelmişlerdir.
Müze sadece bir bina ve koleksiyon değildir; müze toplar, fakat bir depo
değildir; müze korur, fakat bir buzluk değildir; müze belgeleri
oluşturur, fakat bir
kütüphane değildir; müze eğitir, fakat bir okul değildir. Müzeler
üstlendikleri görevleri
nedeniyle, birer açık üniversite, her hangi bir ailenin tüm fertlerinin
eğlenerek öğrenebileceği öğrenmenin bir zevk olabileceği kültür
merkezidir "
(Atagök,
1990) .
İlk
ortaya çıktığından bu yana toplumsal hareketlilikten etkilenen
müzeciliğin amaç
ve görevlerinde değişiklikler olmuştur. Önemli olan , bu değişikliklere
çabuk uyum sağlamak
ve böylece çocuklara yetişkinlere , uzmanlara sunulacak bilgi ve
sergilemede günün
amacına uygun hareket edebilmektir.
|