|
|
 |
 |
Okunma |
|
755 |
Takı Tarihi insanlık tarihiyle yaşıt Günümüzde
kadınların vazgeçilmez aksesuarları arasında yer alan takı ve
mücevherin öyküsü insanlık tarihi kadar eskilere dayanıyor. Tarihte ilk
takılar deniz kabukları ve hayvan dişlerinden yapılırken, dünyada
gerçek anlamda ilk kuyumculuk Mezopotamya’da ortaya çıkarak yayılmış. Modern
insanın kültürel ve biyolojik evrimini tamamladığı buzul çağının son
evresinde, yani günümüzden 30-40 bin yıl öncesinde, ilkel sanatın ilk
ürünlerinden biridir takılar. Takının tarihte dans, müzik ve beden
süsleme gibi sanat ürünleriyle birlikte ortaya çıktığı tahmin ediliyor.
Deniz kabukları, hayvan dişleri ve yumuşak taşlardan yapılan takılar
daha çok dinsel ve büyüsel anlamlar taşıyordu. Madeni işleme şeklindeki
kuyumculuk, M.Ö. 3. bin yılın başlarında, Mezopotamya ve Mısır’da
önemli aşamalar kaydeder. Bu bölgeden ticari ilişkiler, diplomatik
armağanlar, istilalar ve göçlerle kuyumculuk teknikleri ve takı
formları dünyanın dört bir yanına ulaşır. Bugün bile kullanılan
granilasyon, telkari, döküm teknikleri ve süs kakmalar Mezopotamya ve
Mısır’da geliştirilerek, başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Dokuz
Eylül Üniversitesi, Taş ve Metal İşlemeciliği Programı Öğretim
Görevlisi ve Kuyumculuk Tarihi Araştırmacısı Arkeolog Dr. Altan Türe,
takı ve mücevherin öyküsünü Gold News okuyucuları için anlattı. Takı, tarihte nasıl ortaya çıktı? Takının tarihi insanlığın kültür tarihi kadar
eskidir. Arkeolojik ve antropolojik veriler bize ilk sanat ürünlerinin
dans, müzik, takı ve beden süsleme olduğunu gösteriyor. Günümüzden
yaklaşık 35 bin yıl kadar önce bu sanat ürünleri birdenbire karşımıza
çıkıyor. İlk takılar dinsel ve büyüsel anlamlar taşıyordu. Kabile
simgeleri olarak kullanılıyorlar. Malzeme olarak deniz kabukları,
hayvan dişleri ve yumuşak taşlar kullanılıyordu. Tarım ve hayvancılığın
başladığı yerleşik kültürlerin ortaya çıktığı çağda günümüzden 7 bin
yıl önce ilk maden takılarla karşılaşıyoruz. Burada doğal, saf
kurşunlar soğuk dövme teknikleriyle işleniyor. Apetik, florit ve
obsidyen gibi renkli taşların ilk kez bu dönemde cilalanarak ve
parlatılarak boncuk formuna getirilerek kullanıldığını görüyoruz. Yine
bu dönemin sonuna doğru M.Ö. 4. bin yılda maden talebi artıyor.
İnsanoğlu yeni madenler ararken 4. bin yılın başında ilk doğal altın ve
gümüş madenlerini buluyor. Bu dönemde aynı zamanda ilk siyasi yapılar
ve şehir devletleri de kuruluyor. Böylece tabakalı toplumlar ve statü
simgeleri ortaya çıktı. Bütün bunlar hangi uygarlık döneminde ortaya çıkıyor? Verimli
hilal denilen İran, Akdeniz kıyı şeridi Mezopotamya ve Mısır’ın yer
aldığı bölgede ortaya çıkıyor. Bu bölge tarım ürünleri bakımından
bereketli ancak hammadde kaynakları yok. Bu nedenle Mezopotamyalı
tüccarlar alışveriş için Anadolu’ya gelerek koloniler kurarak
buralardan bakır, gümüş ve altın Afganistan’dan da kalay getiriyorlar.
Bir grup sanatçı Mezopotamya’dan kalkıp Anadolu’ya geliyor. Örneğin
Truva takıları böyle ortaya çıkmıştır. Kuyumculuk teknikleri Mısır ve
Mezopotamya orijinli olarak çıkıyor ve bütün Akdeniz çevresine ve Avrupa içlerine yayılıyor. Bilinen en eski kuyumculuk objesi ve takı hangisi? İşin
güzel tarafı tüm kuyumculuk objeleri birlikte ortaya çıkıyor. En eski
kuyumculuk ürünleri Mezopotamya’da Ur şehrinin kral mezarlığından
çıkartılmıştır. Bugün bile bir kuyumcu vitrinine koyun, müşteriyi
çekecek mükemmelliktedir. Takı ve mücevhere yüklenen anlamlar değişti mi? Bence
değişmedi. Dikkat ederseniz bir takı ve mücevher tasarlanırken
öncelikle kime yapacağız sorusunu cevaplandırmaya çalışırız. Eğer genç
bir kesime takı yapılacaksa modasal çizgide birbirine benzer
koleksiyonlar yapılır. Ama yaş 30’un üstüne çıktığı zaman toplumsal
statü de yükseldiği için kendi kişiliğini daha çok ifade edecek
koleksiyonlar tercih edilir. Hangi meslek grubunda olduğumuzu göstermek
için hala altın rozetler kullanıyoruz. Eski kabile toplumlarında takı
hem kabile kimliğini işaret etmek için kullanılırdı. Takı aynı zamanda
kabile içindeki alt sınıfları gösterirdi. Kadınların genç kız, nişanlı
ya da evli olduğunu giysisinden saç tuvaletinden ve takısından tanımak
mümkündü. Aynı statü işaretleri bugün modern toplumlarda da var. Peki, kuyumculuk Türk uygarlıklarında ne zaman başladı ve gelişti? Sibirya’da
İskit anıt mezarları (kurgan) açıldı. İskitler, bozkırın tüm halklarını
kapsıyor. 7. yüzyıla ait İskit kurganlarında mükemmel sanat eserleri
ortaya çıkarıldı. Ölüm sonrası yaşam için hediyelerle donattıkları
mezarların bazılarında usta kuyumcuların elinden çıkma altın kakma, ya
da kaplama silahlar, altın heykelcikleri, koşum takımlarını süsleyen
altın rölyefler, altın plakalarla kaplanmış tören elbiseler bozkır
halklarının altına statü göstergesi olarak değer verdiklerini
gösteriyor. Türk devletlerinde en iyi altın işlemeciliğini hangi uygarlıklar yaptı? Bizans
tarihçileri, Göktürkler’in demir ve altın işlemeciliğinde mükemmel
olduğunu söylerler. Macaristan’da Avar Türkleri’ne ait definelerde
mükemmel sanat eserleri bulunmuştur. Eski Hun takıları, anıtsal ve son
derece gösterişli. Doğu kültürlerinde sanat, daha ziyade sarayın
dediklerinin ifadesidir. Örneğin Osmanlı’da gelenekselliğe bağlanıp
gelenekseli kendi içinde mükemmelleştirme eğilimi görülüyor Batı’da bu
yoktur sürekli bir yenilik arayışı vardır.
|