|
|
 |
 |
Okunma |
|
2591 |
Osmanlıda Minyatür
Sanatı
Batı dillerinde bir
nesnenin küçük boyutlardaki örneğini belirten Minyatür sözcüğü, zamanla kitap
resmi için kullanılan bir terim halini almıştır. Eski Türk kaynakları kitap
resmi için Nakış Tasvir; minyatür ressamı için de Nakkaş, Musavvar gibi
sözcüklere yer verirler.
8. ve 9. yüzyıla ait olan ve günümüze gelmiş Türk resim sanatının örnekleri
arasında, duvar resmi ve figürlü işlemelerin yanında minyatürler de
bulunmaktadır. Türklerin eski yurtları Orta Asyada, Türkistan�da yaşadıkları
döneme ait olduğu düşünülen minyatür örnekleri hala Topkapı Sarayı arşivlerinde
bulunmaktadır.
Fatih Sultan Mehmed döneminden, 19. yüzyıla uzanan döneme ait ise çok sayıda
minyatür eser günümüze ulaşmıştır. Fatih Sultan Mehmed döneminde yapılmış birçok
minyatürlü eser, Türkmen minyatürlerinin etkisini göstermektedir. Bu eserler
dönemin giyim, müzik aletleri ve eğlence hayatı gibi bazı özelliklerini de
yansıtırlar.
Kanuni Sultan Süleyman dönemi, Osmanlı minyatür sanatında pek çok yeniliğin
denendiği bir dönemdir. Bu yenilikler arasında, tarihi olayları saptama
anlayışının şehnâmecilik adıyla resmi bir görev halini alması da vardır. Bu
anlayış içinde tarihi olaylar yazma olarak kayda geçirilirken, bir yandan da
resimleniyordu. İmparatorluğun doğu ve batısındaki savaşlar, fetihler ve
seferler, tahta geçişler, yabancı elçilerin kabulü, bayram kutlamaları gibi
önemli olayların yanı sıra, bazen sultanın yalnızca tek bir seferi de ele
alınabiliyordu
Sonraki dönemlerde tarihi olayları gerçekçi bir tavırla saptama anlayışı, artık
Türk minyatür sanatının değişmez bir özelliği olarak gelenek haline gelecektir.
Topkapı Sarayını gösteren minyatürler, önemli özellikleri ve genel görüntüsüyle
sarayın bu dönemdeki durumunu yansıtan birer belge değerindedir. Şematik bir
biçimde ele alınmış olan saray sahnelerini gösteren minyatürlerde birçok olay
tasvir edilmiştir. Katipler, öteki görevliler ve toplantı halindeki vezirler
resmedilmiştir. Kubbealtı revağının altında, köşede maaş olarak dağıtılacak
altın ve gümüşler tartılmakta, keselere konup, mangalda eritilen balmumu ile
mühürlenmektedir. Öte yandan minyatüre bakanların olayların bütününü
anlayabilmesi için binalar açık bir kesit halinde gösterilmiştir. Sultan�ın
Topkapı Sarayı ikinci avlusunda tahta çıkma töreni de yalın düzenleme şemasına
bir örnektir. Bu kompozisyonda yeni sultana bağlılıklarını sunacaklar yarımay
biçiminde çizilmişlerdir. Bu kompozisyonda olayın bütün ayrıntıları tam olarak
ele alınmış, eser böylelikle resimli bir belge niteliği kazanmıştır.
Kanuni döneminde başlayan tarihi konuların işlenmesi ve şehnâmecilike bağlanıp
devletin resmi tarihini belgeleme niteliği alması, klasik döneminde Türk
minyatürüne ana karakterini kazandıracak, İslam ülkelerinde gelişen minyatür
sanatı içinde ötekilerden ayrılan bir okul oluşturacaktır.
17. yüzyılda minyatür sanatı bir yandan geleneksel üslubu sürdürürken öte yandan
albüm resmi birdenbire büyük bir önem kazanmıştır. hiçbir metne bağlı olmayan
tek tek figürlerin ya da günlük hayatla ilgili konuların işlendiği örneklerden
oluşur. Çeşitli tipte insanlar giyim özelliklerini belirtmeye özen gösterecek
biçimde işlenmiştir
Batı�ya açılışın yoğunlaştığı Lale Devrinde minyatür sanatında Batı resmi
tarzında ilginç gelişmelere tanık olunur. 19. yüzyıl boyunca minyatür sanatı
güncelliğini yitirmiş ve yavaş yavaş yerini Batı resim tekniğiyle yapılmış
yağlıboya tablolara bırakmıştır.




 
|