|
|
 |
 |
Okunma |
|
2255 |
BİZANS SANATI
Bizans Sanatı,
M.S. 395 yılında ikiye bölünen Roma İmparatorluğu'nun doğu parçası olan ve 1453
yılında Osmanlı Türkleri tarafından ortadan kaldırılan Bizans Devleti'nin
sanatıdır. Doğu Roma İmparatorluğu veya kısaca Bizans İmparatorluğu adı ile
tanınan bu devlet, aslında Roma İmparatorluğu'nun Hıristiyanlaşmış şeklidir. Bu
devleti, Roma İmparatorluğu'nun bir devamı olarak da kabul edebiliriz.
Bizans adı, İstanbul'un
eski adı olan Byzantium'dan gelir. Batı bilim ' dünyası, İstanbul'u fetihten
önce bu isimle anmaktadır ve bu anlam olarak İmparatorluğun tümünü
kapsamaktadır. Bizans deyimi modem tarihçilerin ortaya attığı bir isimdir. Anlam
ve ruh itibariyle Batı Roma İmparatorluğu'ndan farklı olan Doğu Roma
İmparatorluğu'na ayrı bir isim verilmesi istenmiş ve sonuçta bu isim ortaya
atılmıştır. Oldukça uzun ömür süren Bizans İmparatorluğuna, yaşadığı sürece
Bizans Devleti denilen Büyük Roma İmparatorluğu'nun doğu parçası olan bu devlet,
sonuna kadar bir Roma Devleti olarak yaşamıştır.
6. yüzyıldan
itibaren Latincenin yerini resmi dil olarak Yunanca almış,
dil ve kültür alanında tamamen Yunanca hakim olmuştur. Din önem kazanmış,
böylece yeni bir devlet sistemi meydana gelmiştir. Kısaca belirtecek olursak,
Bizans uygarlığı esası Roma'ya dayanan ve Balkanlar, Trakya, Anadolu ve kısa bir
süre de Mısır, Suriye topraklarında kurulmuş
ve buralardaki eski uygarlıkların gelenek ve zevklerini bünyesinde
toplayarak, kendine özgü yüksek bir uygarlık haline gelmiş bir ortaçağ
Hıristiyan toplumudur. Esas kaynağı Anadolu olmuş, doğudan geniş
ölçüde ilham ve etkiler almıştır. Bizans Sanatının bizim için önemi,
özelli kle sahip olduğumuz topraklarda yaşamış ve gelişmiş bir sanat
olmasındandır. Uygarlık tarihi bakımından önemi ise, Ortaçağın en parlak ve en
kuvvetli uygarlığı olmasındandır. Bizans Sanatı başlangıçta Roma sanatının
devamcısı olmuş,
fakat daha sonra gerek çeşitli kültürlerin izlerine sahip ülke ve toplulukları
içine alan coğrafi durum, gerekse resmi din olan Hıristiyanlığın kuvvetli etkisi
ile
tamamen yeni orijinal bir sanat karakterine sahip olmuştur.
Bizans Sanatında daima iki
kuvvetli cereyan hakim olmuştur. Birincisi, özellikle saray ve ileri gelen
çevrelerce tutulan, kökü eski sanat geleneklerine dayanan, ince, hassas ve hatta
bazı durumlarda Hıristiyanlığa yabancı unsurların dahi göz atmadığı, görkemli,
zengin, göz kamaştırıcı bir sanat cereyanı olan Başkent üslubudur.
İkincisi ise, şekil
güzelliğine önem vermeyen, dini konulan esas alan ve sanatı dinin bir ifadesi
olarak kabul eden ilkel ve kuru bir sanat cereyan olan Eyalet üslubudur. Ancak
bu cereyanlar, isimlerinin ifade ettiği şekilde kesin bölgelere ayırmak
imkansızdır .

|