|
|
 |
 |
Okunma |
|
686 |
İstanbul'un
esasını teşkil eden Byzantion'un antik çağdaki durumu hakkında pek bilgi yoktur.
İmparator Konstantin, Mayıs 330'da İstanbul'u yeniden kurup tören ile açmıştır.
Şehrin bu yıllardaki durumu da pek bilinmez, ancak Konstantin'in çehre kara
tarafından sızdığı bilinmektedir. İstanbul surları, zamanla genişleyen çehre
uygun olarak batıya doğru genişletilmiştir.
Surlar, 408 -
450 yılları arasında İmparator olan Theodosius zamanında batıya doğru iyice
genişletilmiştir. Theodosius surları veya kara tarafı surları adı verilen bu
Surların 96 kulesi vardır .Marmara' dan mermer kule ile başlar, Haliç e uzanır,
Edirne Kapının biraz ilerisinde ise, kesilir. Buradan ilerdekiler daha sonraki
devirlere aittir. Surların yer yer dışarıya
bağlantı sağlayan kapıları vardır. Bu kapılara Türk devrinde çeşitli isimler
verilmiştir.
Sur
kapılarının bir kısmının eski isimleri bilinmemekle beraber, sadece 3 tanesinin
tam ve kesin olarak isimleri, üzerlerindeki kitabelere dayanılarak tespit
edilmiştir. Bunlar, Porta Aerea ( Altın Kapı ), Pege' ( Silivrikapı ), ve
Rhegium ( Mevlevihane kapısı )'dır . Surlar, üç bolümden meydana gelmekteydi, 1)
Anasur, 2) İçsur, 3) Hendek. Surların , Ayvansaray tarafındaki ucu Theodosius
zamanından sonra şehrin genişlemesine uyarak yenilenmiştir. Özellikle
Komnenoslar devrinde, burada İmparatorluk sarayı olduğu için bu bölge (Blakhemae)
özel olarak genişletilmiştir .
Kara surlarının devamlı
olarak tamir edildiği, Bizans kaynaklarından ve kulelerdeki kitabelerden
belirlenmektedir. Marmara ve Haliç surları, kara surları kadar önemli değildir.
Özellikle Haliçtekiler iyice zayıf tutulmuş, Marmara surları da çok kuvvetli
yapılmamıştır. Haliç surlarının zayıf olmasının sebebi, Haliçin devamlı olarak
kapalı tutulması, Marmara surlarının kuvvetli olmamasının sebebi ise, denizin bu
bölgede çok akıntılı olması yüzünden gemilerin buraya yanaşmasının güç
olmasıdır.
Altınkapı: Kara
surlarının en önemli kapısı olarak bilinir. Altın kapının özel bir durumu
vardır, 0 da Via Egneüa adı verilen Istanbul Roma ana yolunun buradan
başlamasından kaynaklanmaktadır. Kendine özgü bir cephe mimarisine sahiptir.
Normal kapılarda görülen bir açıklık yerine burada 3 açıklık vardır. Esas giriş
imparatora mahsustur, halk yan kapılardan geçer. Cephe mermer bloklarla
kaplıdır.
|