|
|
 |
 |
Okunma |
|
3727 |
Phryg Sanatı Phrygler
Anadolu’ya dediğimiz gibi Toria Vııa’nın tahribinden sonra m.ö.11
yüzyılın ortalarında gelişmiş oldukları halde, onları M.Ö. 750’den önce
kanıtlayacak hiçbir buluntuya rastlanmamıştır. Phryg kanıtları
Anadolu’nun yüzlerce ören yerinde bollukla ele geçtiği tepe ,
Alacahöyük, Gordion gibi en önemli merkezlerdeki Phryg eserlerin hepsi
M.Ö 750 tarihlerinden sonraya aittir. Adı geçen en önemli ören yerlerin
de Phryg ürünleri ile birlikte buluna yakın şark eserlerinin de hiçbiri
M.Ö. 750 tarihinden eski değildir. Öyle anlaşılıyor ki ilk Phryg
topluluklarının nüfusu azdı ve onlar beklide çok göçebe bir yaşam
sürdürebiliyorlardı. Onun için kalıntıları da o oranda az olduğu gibi ,
tanımlarımıda şimdiye kadar olanaksızdır.
Helenler
bakımından Midas dönemi mitolojik konusudur. Bununla birlikte
Eusebios’un kroniğinde Midas İki defa anılmakta, krallın başlangıcı
M.Ö. 738 ve boğa kanı içerek öldü yıl da M.Ö. 695 tarihinde
Verilmektedir. Eusebios’tan elde ettiğimiz bu iki tarih , Asur yazılı
kaynakları ile aşağıdan yukarıya uyum içindedir. Çünkü Midas’ın adı
Asur kralı SArgo’nun Yıllıklarında ilk kez 717, sonra 712’de ve son kez
709 tarihlerinde anlımkatadır. Phryg krallığının kronolojisi bakımından
Asur yazılı kaynakları başka bilgi vermemektedir. Ancak Arrian’dan
öğrendiğimize gör Midas’tan önce babası Gordios krallık etmiştir.
Nitekim Gordion sözcüğünün Gordios’tan gelişi bu gerçeği
açıklamaktadır. Midas’ın Sargo yıllıkların dan en geç 717’de kral
olduğunu bildiğimize göre Gordios’a 30 yıllık egemenlik süresi
ayırırsak Phrygia krallığı’nın 750 sıralarında Gordios tarafından
kurulmuş olduğunu söyleyebiliriz. Bu tarih seramik ürünlerin
incelenmesinden elde edilen kronolojiyi de desteklemektedir.  
 
ERKEN STİL
Phryg sanatının ilk evresini siluet figürlü vazolar tanımlar. Ortalama
boyları boyları 40, enleri 50 cm olan bu kapıların özellikleri
şunlardır : 1) yarıdan az olan alt bölümleri boyasız tasvirsizdir. 2) Tasvirli – tasvirsiz bölümleri bir silme , yani kabarık bir kuşak bazen de boyalı bir şerite ayırır. 3) Kabın tasvirli üst bölümü birbirlerinden 4 kulpla ayrılmış 4 metottan oluşur. 4) Metotlar
dikine üç bölüme ayrılır : En Üstte ışınlar sırası , sonra iç çeşitli
bezemelerle ya da sadece dalgalı bir çizgi ile bezeli dar bir şerit ,
en altta da baş sahne yer alır. Bu üç katlı metop iki yandan trigkiph
biçimli 2-3 ince şeritle sınırlandırılmıştır. 5) Baş
Sahne Siluet halinde çizilmiş geyik türü figürlerden, konsantrik
daireciklerden i bazen de stilize edilmiş ağaç resimlerinden oluşur. Bu
tür kaplar Alişar’dan ve Boğazköy’den başka Konya’da ve Maşat bulunmuş
olup onlara Gordion rastlanmamıştır. Siluetli
stile ait kaplarda görülen başlıca öğeler Helen Geometrik vazoların
özlerlikleridir yani alt bölümün tasvirsiz bölümden kuşakla ayrılması ,
metot kompozisyonu siluet figürler, ortaları noktalı dairecikler , ışın
sırası Helen Geometrik sanatında görülen motiflerdir. Bu öğeler 8.
yy.da Helen dünyası dışında başka yerde mevcut değildir. Sisam’da
bulunmuş bir doğu Helen kraterindeki siluet figürler ve konsantrik
dairecikler Phyrg kabında gördüklerimizin yakın benzeridir. New York
meropoliten Museum’daki Attika kraterinin prothesis sahnesinde görülen
siluet figürlerle, ortaları noktalı daireciklerde Phryg kaplarını
anımsatırlar. Metropoliten
Museum’daki krater M.Ö. 750 Sisam’daki krater ise M.ö 740 sıralarında
tarihlenmektedir. Bunlara göre Phryg kaplarının 740-730 yıllarında
yapılmış olduklarını söyleyebiliriz. Geçiş Stili Alişar’da
gün ışığına çıkan güzel bir karakter Geçiş Stili karakteri taşır. Erken
stik karektererinin biçimlerini sürdürür; buna karşılık biraz sonra
tanıyacağımız Olgun Stil’in Geometrik bezemeleri ile süslüdür. Siluet fügüler devam ederse de onlar burada çok zarif bir Geometrik Sanatının Baş Motifidir. Olgun Stil Erken
geçiş Stillerinde Olduğu gibi Olgun Stil’in de en güzel örneklerini
Alişar’da buluruz. Ancak Oflun Stil Gordion’da daha yeni boyutlara
ulaşır. Gordion’da Erken Stilin bulunmaması buna karşılık Olgun Stilin
ilk kez Alişar’da ortaya çıkması ancak Gordion’da yeni nitelikler
kazanması , phryg beyliği merkezinin Alişar’dan Gordion’a kadar geçmiş
olabileceği düşüncesini akla getirmektedir. Bir hipotez olarak
Gorios’un önce Alişar’da bir beyliğe sahp olduğu sonradan Asur
tehditlerinden uzak kalmak için Gordion’u kurduğu kanısındayız.
Demirçağ bölümünde ilk Phyrg topluluklarının Güneydoğu Anadolu’da
yerleştiklerini görmüştük. Bu nedenle ilk phryg eserlerinin Alişar ve
Boğazköy gibi merkezlerde meydana doğru çekilmek zoruna kalmışlarıdr.
Nitekim M.Ö.6. yy.da Phryg merkezi Eskişehir – Afyon yöresine geçmiştir. Olgun
Sitilde Helen etkisi daha belirgindir. Hatta vazı kap biçimleri bile
Attika Geometrik örneklerinin benzeridir. Bununla beraber Olgun stilin
en parlak evresinde seramik sanatı , ilginç ve özgün kap şekilleri
geliştirir. Bazı kaplarda figüratif konularda geç Hitit etkileri göze
çarpar. Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde yer alan bir Gordion
kalbindeki aslan tasvirli ikonografi bakımından geleneksel geç Hitit
tipindedir. Ancak noktalardan oluşan vücud bezemeleri erken attika ve
kyklad iliştiklerinin çalışma yöntemi anımsatır. Heykel
Sanatı Olgun Stil’in parlak evresi süresince heykel sanatı henüz ilkel
durumdadır. Gordion’da bulunmuş olup Ankara Anadolu Medeniyetleri
müzesinde sergilenen aslan heykelleri , geç Hitit örneklerin beceriksiz
kopyalarıdır. Buna
karşılık Phryglerin bu evrede geç Hitit atölyelerinden yararlandıkları
anlaşılmaktadır. Sevim Buluç güzel bir buluşla Ankara’da fidanlık
mevkide ortaya çıkmış olan orthostaların , phryg Tümülüslerin önünde
yer alan sunaklara ait olduklarını saptamıştır. Fidanlık
kabartmalarının grifon tasviri sakçegözü heykelciliğin geleneğini
sürdürür. Ancak Ankara kabartmasında Sakçegözü levhasunda olduğu üzere
bir kuş-adam değil, hellen sanatındaki gibi aslan vücutlu bir hayali
yaratık tasvir edilmektedir. Ankara Fidanlık kabartmalarındaki iki
levhanın biri bir at , öteki bir boğa belirtmektedir. Bunlar geç Hitit
sanatının pek ilgi göstermediği iki konuludur. Bu nedenle fidanlık
kabartmalarının phryg ürünü olması da akla gelmektedir. Ancak aynı
kabartmalar arasında ki sfenks ve gri fon tasvirleri o denli geç Hitit
sitilindedirler ki onları phryg eserleri olarak tanımlamak
olanaksızdır. nitekim yukarıda Gordion’da bulunmuş aslanların henüz
çok ilkel bir yontu önerisi oluşturduklarına işaret etmiştik. Phrygler
M.Ö 6. yy.da başarılı bir heykel ve kabartmalar ortaya koymuşlarıdır.
Ancak f.Prayon’un yukarıda ele aldığımız Ankara Fidanlık kabartmalarını
6. yy.da tarihlenmek için öne sürdüğü görüşler tutarsızdır. Söz konusu
kabartmalar M.Ö. 700 sıralarında 7. yüzyılın ilk dörtlüğünde
yapılmıştır. Buna
Karşılık P tümülüsünde bulunan küçük ağaç heykelcikler yine geç Hitit
etkileri sergilemekle birlikte , phyrgialı sanatçıların ürünleridir.
Bunlardan bir tanesi ağaçtan yapılmış bir aslan heykelciliği olup güzel
ve ilginç bir eser olmakla birlikte Ankara Fidanlık Kabartmaların da ki
usta elinden çıkmış yaratılanların olgunluğundan yoksundur. Mobilya Takımları Ağaç
işleri Olgun Stil’in en başarılı yaratılımdan önemli bölümü oluşturur.
Midas’ın tümülüsün de ve ayrıca bir prensesin tümlüsünde bulunan masa ,
iskemle ve paravan gibi ağaç mobilya kanıtlarını Amerikalılar örnek
biçimde restore etmişlerdir. Bunlardan elisabeth simposon’un restore
ettiği masa olağan üstü işcilik gösterir. Şimdi Ankara Anadolu
Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenen bu eşsiz eserler dünyanın en
değerli mobilya ürünleri arasında önemli yer alırlar. Herodot’tan
öğrendiğimize göre Lydia Kralı Gyges mahkeme işlerini görürken üzerine
oturduğu tahtı Delphi’deki Apollon Tapınağı’na armağan edmiştir.
Herhalde söz konusu taht Gordion’daki mobilyanın türünde bir eserdi Mobilya
süsleyen bezmeler geç Hitit kralı varpalvas’ın giysisinde görülen
öğelerin yakın benzeridir. Ünlü Phyrg tekstil işleri de şüphesiz bu tür
motiflerle işlenmişlerdi. Bu süsleme sanatı İon sanatçılarına örnek
olmuştur. Maden Eserler   Phrygler
maden işçiliğinde yüksek bir düzeye ulaşmışlardı. Yaylı çengelli
iğneler dönemin “ teknolojik” bir phyrg buluşu olup bunlar Asur ve Geç
Hitit merkezlerinde aranan ve beğenilen sanat eserleri idiler. Sonradan
Helen sanatına da geçtiler ve İonlu sanatçılar tarafından taklit
edildiler : Maden
eserleri arasında olağanüstü , güzellikle bronz taşlar ve tabaklar ve
bronz kazanlar ile kemerler İon ustaları tarafından taklit
ediliyorlardı. Kronoloji Sorunu Eusebios’un
kroniğinde kimmerlerin istilası ve midas'ın boğa kanı içerek yaşamına
son vermesi olayı 695-696 tarihinde verilmektedir. Julius africanus’ta
ise kimmerlerin istilası 676 yılına tarihlenmektedir. Öyle anlaşılıyor
ki africanus herhangi bir kaynaktan assur yazılı belgelerinden
haberlidir. Çünkü biliyoruz ki assarhaddon, krallığının 4. yılında yani
M.Ö. 677’de kimmerleri püskürtmüştü. Böyle olmakla beraber hem
eusebios’un hem de africanus’un anlattıkları doğru olabilir. Çünkü
kimmerlerin Anadolu’ya yalnız bir değil birçok akın yapmış oldukları
şüphesizdir. İlk akının M.Ö. 695 sıralarında olageldiği ve midas’ın
onun sonucu olarak kendini o tarihte öldürdüğü akla yakın gelmektedir.
assur kaynaklarına göre en geç 717’de kral olan midas’ın M.Ö. 677’de
yani 40 yıl sonra ölmesi mümkünse de bu kadar uzun bir süre karlık
yapmış olması şüphelidir. Bu nedenle birinci kimmer akınında Midas
ölmüştür. Ancak Phryg Devleti hala ayaktadır.Çünkü Ankara’da bir
tümülüste ele geçen İon kuşlu kasesi M.Ö. 650-640 tarihlerindendir.Bu
Tümülüs 7. yüzyılın ortasında Phryg beyliklerinin hala egemenliklerini
sürdürdükleri açığa vermektedir.Olgun Stil’in misadın ölümü ile son
bulmadığını sözü geçen Tümülüs ile Ankara ve gordionun diğer
Tümülüslerinde ele geçen güzel ve nitelikli malzeme göstermektedir. Bu
nedenle Olgun Stil’in alt sınırına M.Ö. 650 sıralarına tarihlenmenin
doğru olacağı düşüncesindeyiz. Ancak
Olgun Stil’in yukarıda incelenen seramik, tunç ve ağaçtan yapılmış
eserlerin en güzelleri şüphe yok ki M.Ö. 725-675 süreci içinde
üretilmiştir. Subgeometrik Stil Bir
Ankara tümülüsünde bulunan İon kuşlu kasesinin gösterdiği gibi Phryg
M.Ö. 7. yüzyılın ortasında Helen sanat eserleri ithal etmeye
başlamışlardır. Bu arada Boğazköy ve Alacahöyükte elde edilen seramik
eserlerde İon geçgeometrik ve subgeometrik vazoculuğunda ki T-motifinde
taklit edildiğini görüyoruz. Daha başka kaplarda da İon subgeometrik
seramiğinin etkileri göze çarpmaktadır.İon subgeometrik etkilerin Orta
Anadolu’ya 5-10 yıllık bir gecikme ile gelmiş olduğu şüphesizdir.  
Geç Phryg Stili Geç
phryg Stili seramikte olsun heykelcilikte olsun ,İon modellerin taşralı
taklitlerinde oluşur.Kap şekilleri bir ölçüde Olgun Stili kısmen
yaşatırlarsa da aslan ve sfenks tasvirleri İon sanatının acemice
kopyalarıdır. Buna karşılık heykelcilikte İon etkisine rağmen başarılı
eserler ortaya çıkmıştır. Özellikle kybl kabarmaları özünde İon
heykelciliğinin büyük etkisinde kalmakla birlikte M.Ö. 550 sıralarında
kendine öz bir Phryg Stili oluşturmaktadır. Bu dönemde Phryg beylikleri
afyonkarahisar ve Eskişehir yöresinde eski Phryg sanatını yaşatan
kayalardan oyulmuş kült ve mezar anıtları yapılmıştır. Olgun stil
çağında mevcut olmayan bu kayı anıtları Anadolu’nun en ilginç ve en
değerli eserleri arasında yer alırlar.
Afyonkarahisar yanındaki büyük aslan taşı ile anılan anıtsal kaya
mezarının cephesinde görülen iki aslan geç Hitit tipini yaşatırlar. Bu
nedenle söz konusu mezarın M.Ö. 8. yüzyılıyla tarihleyenler olmuştur.
Oysa ayağı dikilmiş durumundaki aslanların altında mezar kapısının iki
yanında yatar vaziyette başları ile bize bakan iki aslan M.Ö. 6.
yüzyılın ortalarından beri tanıdığımız İon mezar aslanlarının
şemasındadırlar.
Söz konusu mezar anıtının hemen on adım batısındaki kırık aslan taş
mezarının yan yüzüne ait aslan başı da bütün ikonografik ayrıntıları
bakımından M.Ö. 8. yüzyılının dörtlüğünde bir aslan tasviri olmak
gerektir. Ne var ki aynı anıtın ön cephesindeki sahneden bu güne kadar
kalan bölümün kesin olarak gösterdiği üzere kırık aslan taş mezarı M.Ö.
8. yüzyılında değil İonlu savaşçının omzundaki giysi kıvrımlarını kesin
biçimde açıkladığı gibi M.Ö. 540-530 tarihlerinde yapılmıştır. Geri
kalan Phryg kült ve mezar anıtlarının da M.Ö. 6. yüzyılında ortaya
çıkmış olduğu diye kunts anatoliens Phrygisceh kunts kitaplarında
ayrıntılı olarak açıklanmıştır.Phryg kaya anıtlarının bazıları ise
Helenistlik ve roma dönemlerine aittirler. Ancak her iki dönemin kaya
mezarların Phryg yanı pek kalmamıştır. Kaynakça Sevim
Buluç “the architectural Use of the animal and Kybele Reliefs found in
Ankara “Source:Notes in the History of art VII 3\4, 1988. 16-23;
AKURGAL, Phrygische Kunst, Ankara 1955; E Akurgal Die Kunst Anatoliens 
|