|
|
 |
 |
Okunma |
|
2139 |
7.y.y. Yunan heykeltıraşlığı Mısır’ın etkisi altında
frontal yani dimdik ayakta duran ve ‘’kuros’’ olarak gösterilen çıplak
erkek heykel tipini ortaya koymuştur. Bunun yanında ayakta duran kadın ve oturan
erkek heykelleri de vardır. Bu heykellerde insan vücudu ve adalelerin nasıl
doğal şekiller aldığını, hareketin nasıl canlılık kazandığını, elbiselerde kumaş
kıvrımlarının ne şekilde meydana geldiğini, endividüel katların nasıl belirmeye
başladığını veya sanatçının ne suretle tek heykelden heykel gruplarına geçtiğini
adım adım izlemek mümkündür. Zamanla bazı heykeltıraşlık ekolleri ortaya
çıkmaktadır. Nüfus alanlarının sınırları pek belli olmayan bu ekollerin
başlıcaları arasında Girit-Peloponnes ve
İonia ekolleri vardır. İon ekolüne ait tipik eserler
arasında Efesos’ta büyük tapınağın altındaki sunak
kaidelerinden birinin içinde bulunmuş olan fildişi heykelcikler vardır. Bunlar
sütun yuvarlaklığındaki şekilleri ve kıyafetleri bakımından doğu, en çok geç
Hitit heykeltıraşlığının etkilerini göstermekle beraber üslup bakımından hiç
kuşkusuz Yunan eserleridir. Girit-Peloponnes ekolünün karakteristik eserleri
arasında ‘’Auxerre’’ heykelini ya da Delos’da Nikandra adında bir kadın
tarafından Artemis’e adak edilen heykeli gösterebiliriz. Her iki kadın vücuda
yapışık, belden kemerle sıkılmış bir entari giymekte, yan yana duran ayakları
eşit olarak vücut ağırlığını taşımaktan, kollar vücuda yapışık olarak aşağıya
sarkmakta ya da dirsekten bükülmüş olarak göğsü korumakta, basık alınlı çehre
üçgen bir şekil göstermekte, alnı sınırlandıran saç kitleleri stilize edilmiş
örgüler şeklinde omuzlara doğru sarkmaktadır. Delfoi’
da bulunmuş olmakla beraber Argoslu Polimedes adında
bir sanatçı tarafından yapılmış olan Kleobis ve Biton’un heykelleri aynı
özellikleri taşımakla beraber geniş omuzları,nefes alıyormuş gibi şişkin
göğüsleri,kabarık fakat sınırlı işlenmiş göğüs ve yalnız çizgilerle belirtilmiş
karın adaleleriyle dikkati çekmektedir.
Binaların ve heykellerin seyirci üzerindeki etkisini tamamlamak için Yunan
sanatçıları boyaya da başvurmuşlardır. Heykellerin çıplak kısımları cilalanır,
elbiseler, gözler ve saçlar boyayla gösterilmek suretiyle çehreleri belirli bir
ifade ve heykellere canlılık verilmeye çalışılırdı. Boyalı heykeller hakkında
Atina Akropolün’de bulunan paros ya da mermer erkek ve
kadın heykelleri bir fikir vermektedir.
Euthydikos tarafından Athena'ya adanmış genç kız heykel başı
|
Kuşlu Kore Miletos'ta bulunmuş
|
Yunan sanatının önemli heykellerinin ilk örnekleri arkaik üslup devresinde
görülür. Normalin üstünde büyüklüğe sahip, Mısır heykelinin frontal duruşu ile
bir ayağı öne atılmıştır. Göz büyük, kaşlar onlara paralel, saçlarda inşai
bukle, blok anlatım vardır. Yüzde arkaik tebessüm yer alır. Bazı adaleler önemle
belirtilmiştir. Kadın heykelleri (KORE) giyinik, erkek heykelleri (KUROS)
çıplaktır. Figürler belli bir kişiye ait değildir. Baş, fizyolojik bir özellik
taşımaz, ideal insan tipini biçimlendirir. Arkaik devrede Yunan sanatçılarının
isimleri bilinmemektedir. Bu döneme ait eserlerden Akropolis’te çok bulunmuştur.
Tapınağı alınlık kabartmaları,Tanrıça Artemis" heykeli en güzel örneklerdir.
Ayrıca Homeros’un İlyada - Odisse'sinden tanıdığımız Olympos ailesi için
yapılan tapınaklarda mimaride nizamlar ortaya çıkarırken, tapınak süslemeleri de
heykel sanatının gelişmesine neden olmuştur.
|