|
|
 |
 |
Okunma |
|
1501 |
Yapıda dikeyliğin artması, duvarlarda boşluklar, cephe
süslemelerinde çoğalma: XIII. yy’ın ilk yarısı bu arayışların doruğa
yükseldiği dönemdir. Şantiyelerde, harcanan paralar da dev
boyutlardadır. Papa, kral, kent halkı, rahipler sınıfı, dindarlar,
kendi olanakları ölçüsünde bu inşaat coşkusuna katılır. Zaman zaman,
inşaata ayrılan fonların tükendiği, çalışmaların kesintiye uğradığı
olur. Ama inşaat bir yerde dursa da, başka bir yerde devam edecek,
yaratıcı atılımı hiçbir güç durduramayacaktır.
Mimarlar, açıklama planlar öneren uzmanlar haline gelirler. Villard de
Honnecourt’un not defteri (ykl. 1125-1235, Bibliotkeque Nationale,
Paris) mimarın şematik rölövelerinin eşi bulunmaz bir örneğidir. Gotik
tarzın ikinci kuşak sanatçıları, iyimser bir gözüpeklikle dikkati
çekerler. Katedral inşaatının Chartres ile aynı zamanda başladığı Bourges’da,
gelecek yüzyılların mimarisini önceleyen bir estetik kendini belli
eder; burada kademeli beş ana mekânla girişi sağlayan, hikâyeli
süslemelerin yer aldığı beş taç kapı bulunur: bunların dışında ne
çapraz sahına, ne tribünlere, ne de ışınlı capellalara yer verilmiştir.
Alabildiğine bir yalınlık kazanmış olan iç hacim, sekiz küçük gömme
sütundan oluşan bir yarım çemberin ses yükselticisi gibi görev yaptığı
dev sütun gövdelerinin uğultulu kalabalığıyla daralmış gibi görünür.
İnşaat çalışmalarının kesilmediği Reims, Amiens ve Beauvais
gibi şantiyelerde, daha çok Chartres’daki çözümden esinlenilir. Taş
blokları küçültme, duvarlarda boşluklar bırakma, giderek daha baş
döndürücü yükseklilere erişme yolları aranır; ancak her yapının yalnız
kendine özgü bir yanı da vardır.
Dikey elemanların hızını hiçbir şeyin kesemediği Amiens’te
üçüz kemerler, şık bir şekilde, mızrak uçları ve üç dilimli parçalar
ağı oluşturur; bu süsleme yüksek pencerelerde devam eder. Dikeylik,
dikey çizgilerin mimariye girişi, süsleme çizgilerinin karmaşıklaşması,
klasik anlamda duvarın ortadan kalkışı gibi, maddesellikten arınan bu
mimari anlayış, Beauvais’deki aşırılıklara kadar gider. Burada üçüz
kemer (triforium) aydınlıktır ve çok yüksek ve görkemli pencerelerle
birleşir. Katedral, incecik sütunlar üzerinde duman dev bir cam kafes
haline gelir; tonoz 48 m. gibi baş döndürücü bir yüksekliğe
yerleştirilir. Ne var ki koro yeri, 1281 ‘de kısmen çökecek ve yapının
bütününün statik hesaplarının yeniden gözden geçirilmesi gerekecektir.
Saint Louis dönemi daha aklı başında, daha tutarlı başka bir mimari
zerafet yaratmasını da bilir; çok sayıda inşaat yeniden ele alınır veya
kalınan yerden sürdürülür; Saint-Denis şantiyesi, Jean de Chelles’in
yeni bir de ambulatorium tipi tasarlamakla görevlendirildiği Paris
Notre Dame’ı şantiyesi, cephe tasarımı sanatının tüm görkemini kazanıp
mükemmelliğe erdiği Reims şantiyesi bunlar arasındadır.
(…)
1260 yılından sonra, İle-de-France’ta büyük kentlerin çoğu, mimari
yenileşme programlarını bitirmiş ve yaratıcılığın merkezi Normandiya,
doğu bölgeleri, Bourgonya ve güneye kaymıştır. Paris’e özgü biçimler,
bu merkezlerde bölgesel geleneklerle birleşerek belli bir zenginlik
kazanmıştır. Daha sonraki evrede 1380 dolaylarında yepyeni bir
şiirsellikle ortaya çıkan, alevli gotiktir.
|