Ana Sayfa  Sanat Tarihi  Site Haritası  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
 Anadolu Uygarlıklarında Sanat
 Avrupada Sanat
 Bizans Sanatı
 Gotik Sanatı
 Heykel Sanatı
 Mezopotomya Sanatı
 Mimarlık
 Mısır Sanatı
 Müzecilik
 Osmanlı Sanatı
 Rönesans Sanatı
 Sanat Akımları
 Selçuklu Sanatı
 Takı ve Tarihi Seyri
 Tarih Öncesi Sanat
 Yunan Sanatı
  İletişim

 Gotik Mimarinin Doruğu

Okunma

1501

Yapıda dikeyliğin artması, duvarlarda boşluklar, cephe süslemelerinde çoğalma: XIII. yy’ın ilk yarısı bu arayışların doruğa yükseldiği dönemdir. Şantiyelerde, harcanan paralar da dev boyutlardadır. Papa, kral, kent halkı, rahipler sınıfı, dindarlar, kendi olanakları ölçüsünde bu inşaat coşkusuna katılır. Zaman zaman, inşaata ayrılan fonların tükendiği, çalışmaların kesintiye uğradığı olur. Ama inşaat bir yerde dursa da, başka bir yerde devam edecek, yaratıcı atılımı hiçbir güç durduramayacaktır.

Mimarlar, açıklama planlar öneren uzmanlar haline gelirler. Villard de Honnecourt’un not defteri (ykl. 1125-1235, Bibliotkeque Nationale, Paris) mimarın şematik rölövelerinin eşi bulunmaz bir örneğidir. Gotik tarzın ikinci kuşak sanatçıları, iyimser bir gözüpeklikle dikkati çekerler. Katedral inşaatının Chartres ile aynı zamanda başladığı Bourges’da, gelecek yüzyılların mimarisini önceleyen bir estetik kendini belli eder; burada kademeli beş ana mekânla girişi sağlayan, hikâyeli süslemelerin yer aldığı beş taç kapı bulunur: bunların dışında ne çapraz sahına, ne tribünlere, ne de ışınlı capellalara yer verilmiştir. Alabildiğine bir yalınlık kazanmış olan iç hacim, sekiz küçük gömme sütundan oluşan bir yarım çemberin ses yükselticisi gibi görev yaptığı dev sütun gövdelerinin uğultulu kalabalığıyla daralmış gibi görünür.

 İnşaat çalışmalarının kesilmediği Reims, Amiens ve Beauvais gibi şantiyelerde, daha çok Chartres’daki çözümden esinlenilir. Taş blokları küçültme, duvarlarda boşluklar bırakma, giderek daha baş döndürücü yükseklilere erişme yolları aranır; ancak her yapının yalnız kendine özgü bir yanı da vardır.

Dikey elemanların hızını hiçbir şeyin kesemediği Amiens’te üçüz kemerler, şık bir şekilde, mızrak uçları ve üç dilimli parçalar ağı oluşturur; bu süsleme yüksek pencerelerde devam eder. Dikeylik, dikey çizgilerin mimariye girişi, süsleme çizgilerinin karmaşıklaşması, klasik anlamda duvarın ortadan kalkışı gibi, maddesellikten arınan bu mimari anlayış, Beauvais’deki aşırılıklara kadar gider. Burada üçüz kemer (triforium) aydınlıktır ve çok yüksek ve görkemli pencerelerle birleşir. Katedral, incecik sütunlar üzerinde duman dev bir cam kafes haline gelir; tonoz 48 m. gibi baş döndürücü bir yüksekliğe yerleştirilir. Ne var ki koro yeri, 1281 ‘de kısmen çökecek ve yapının bütününün statik hesaplarının yeniden gözden geçirilmesi gerekecektir.

Saint Louis dönemi daha aklı başında, daha tutarlı başka bir mimari zerafet yaratmasını da bilir; çok sayıda inşaat yeniden ele alınır veya kalınan yerden sürdürülür; Saint-Denis şantiyesi, Jean de Chelles’in yeni bir de ambulatorium tipi tasarlamakla görevlendirildiği Paris Notre Dame’ı şantiyesi, cephe tasarımı sanatının tüm görkemini kazanıp mükemmelliğe erdiği Reims şantiyesi bunlar arasındadır.
(…)

1260 yılından sonra, İle-de-France’ta büyük kentlerin çoğu, mimari yenileşme programlarını bitirmiş ve yaratıcılığın merkezi Normandiya, doğu bölgeleri, Bourgonya ve güneye kaymıştır. Paris’e özgü biçimler, bu merkezlerde bölgesel geleneklerle birleşerek belli bir zenginlik kazanmıştır. Daha sonraki evrede 1380 dolaylarında yepyeni bir şiirsellikle ortaya çıkan, alevli gotiktir.



Rastgele                                                                                              Son Eklenenler
Gotik Mimarlık


Sivil Mimari ve Konutlar


Gotik Mimarinin Doruğu


Eski Taş Çağı


Asur Sanatı


Arkaik Dönem Heykel Traşçılığı


Kırmızı Figürlü Vazolar


Siyah Figürlü Vazolar


Geometrik Vazolar


Arkaik Dönem Seramiği



Sinema izleDefine

Powered by Sanattarihi.Org| Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır