Ana Sayfa  Sanat Tarihi  Site Haritası  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
 Anadolu Uygarlıklarında Sanat
 Avrupada Sanat
 Bizans Sanatı
 Gotik Sanatı
 Heykel Sanatı
 Mezopotomya Sanatı
 Mimarlık
 Mısır Sanatı
 Müzecilik
 Osmanlı Sanatı
 Rönesans Sanatı
 Sanat Akımları
 Selçuklu Sanatı
 Takı ve Tarihi Seyri
 Tarih Öncesi Sanat
 Yunan Sanatı
  İletişim

 Gotik Heykelde Ortaçağ’ın Son Kıvılcımları

Okunma

1698

Gotik heykelde Ortaçağ’ın son kıvılcımları
Zanaatçılar, XV. yüzyılda artık gerçek birer sanatçı haline geldiğinden, sadece sipariş üstüne
çalışmaz, eserlerini satılığa çıkarmaya da başlarlar. Bu dönemde sanat, Tanrı’yı yüceltmekten çok, gücünün farkında olan bir düşünceyi yüceltmeye yarar. Heykel, Ortaçağ anlayışından yavaş yavaş uzaklaşıp bambaşka bir dünyaya doğru yol almaktadır.

Sluter’in efsanevi yüzlerindeki kutsal heyecan, yüzyılın sonunda yetişen ve anıtsal yazı tarzında yeni bir dinginlik hissedilen Michel Colombe’u derinden etkiler. 1460’lı yıllarda Fransa’nın Strasbourg kentinde, Nikolaus Gerhaert Leidenli, doğallık kaygısı ile yüz ifadelerine verdiği önemi ve zarif biçimleri birleştirir. Bu sanatçının etkisi özellikle Ortaçağ’ın sonuna varıldığında çok aranan eşyalar arasında yer alan anıt mezar ile mihrap arkalığı motifleri ve tarzları büyük bir değişikliğe uğrar. Gerçekten de mihrap arkalığı, tasvir sanatlarıyla mimarlığın birleşmesine yepyeni bir tanım getiren, o güne kadar hemen hemen hiç kullanılmamış bir alandır; resimli veya düz kanatlarıyla, kilisenin koro yerinde gerçek bir odak noktası gibidir. Dönemin Alman heykelciliği asıl ifadesini mihrap arkalığı sanatında bulur ve XV. yüzyıl sonunda, çoğunlukla çokrenkli ve yaldızlı olarak ağaç işçiliğinde kendini gösterir. Avusturya’da Michael Pacher, Franken’da Veit Stoss ile Tilman Riemenschneider, bu malzemeye yeni bir soyluluk vermeyi ve bu özel yapının dengesini kurmayı başarırlar.

Başka bir değişimse biçime ve ikonografiye yöneliktir: çoğunlukla bir yere dayanmış, sözümona kürsülerden, burjuva pencerelerinden sarkan gövdeler, heykel dünyasını bir sahne görüntüsüne ve kentin günlük bakışlarına açar. Gövdenin eğilip bükülmesi, heykel sanatının XIII. yüzyıldan beri gerçekleştirmeye çalıştığı gibi, motifin çerçeve sinden kurtulmuş oluşu duygusunu güçlendirmek için kullanılır.

Ayrıca inançta acıya ve çileye verilen önem Pieta temasının sık sık işlenmesine yol açar. Grup kompozisyonları ölüm (İsa) yüzünden veya şefkatle (Meryem) kıvrılmış bedenlerin işlenmesiyle yepyeni bir atılım kazanır. Çarmıha gerilmiş Isa giderek daha anatomik bir tarzda işlenir. O dönemin bu vazgeçilmez figürü, ölüm saplantısı ve yaşam sevinciyle bir arada yansıtılır. Thema Larousse

Kaynak





Rastgele                                                                                              Son Eklenenler
Kuatrocento


Bizans Mimarisi


Rönesans Sanatı


Hat Sanatı


Akkad Sanatı


Arkaik Dönem Heykel Traşçılığı


Kırmızı Figürlü Vazolar


Siyah Figürlü Vazolar


Geometrik Vazolar


Arkaik Dönem Seramiği



Sinema izleDefine

Powered by Sanattarihi.Org| Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır